Kitap Mimarı Logo
01 Haziran 2021

Obsidio – Amie Kaufman & Jay Kristoff (Illuminae Dosyaları #3)

Obsidio – Amie Kaufman & Jay Kristoff (Illuminae Dosyaları #3)

Illuminae ile başlayıp Gemina kitabıyla devam eden gezegenler arası macera Obsidio ile son buluyor!

 

       Yaklaşık 2000 sayfalık maceranın sonuna geldiğim için içim buruk olsa da alışılmışın dışında yazılmış bir seri okuduğumdan dolayı gayet memnun kapatıyorum Illuminae Dosyaları’nı.

 

       Illuminae, Gemina ve Obsidio! İtiraf etmek gerekirse ilk önce dış görünüşleriyle dikkatimi çeken kitaplardı. Konu incelemesi bile yapmadan sadece bilim kurgu türüne ait olduklarını bilerek satın aldım ve uzunca bir süre okuyacağım günü bekledim. Ne yalan söyleyeyim kitapların cüsseli halleri ve 500’ü aşkın sayfa sayıları çoğu okur gibi gözümü korkuttu. Daha sonra sosyal medya hesabımda yaptığım bir paylaşım sonucu yolum bu seriyi okumayı düşünen okurlarla kesişti. Her ay bir kitap okuyarak 3 ayda seriyi tamamladık.

 

       Daha önce yayınladığım kitap yorumlarımı takip eden okurlardansanız seri kitaplara dair yorumlarımda farklı unsurları da değerlendirdiğimi bilirsiniz. Benim için seri başlangıç ve bitiş kitapları ayrıca ele alınması gereken unsurlar içeriyor. Bir seriye başlarken, tekil kitapların haricinde karakterleri tanımak adına konu bakımından ortalama bir seviyeyi kabul edebilirim. Aynı şekilde seri sonlarında her bir detayın sonuçlandırılması adına akıcılığın düşük olmasını görmezden gelebilirim. Bu zamana kadar okuduğum neredeyse her seride ya ilk kitapta ya da seri sonlanırken düşen bir tempo ya da unutulmuş detaylar ile karşılaşmıştım. Illuminae Dosyaları’nda daha önce yaşadıklarımın aksine serinin ikinci kitabında küçük bir tempo düşüşü yaşasam da hikayenin başlangıcından ve tüm detayların sonuca bağlandığı son kitabı büyük bir memnuniyetle okudum.

 

       Bence bir kitaptan aldığımız keyif onu hangi kitaptan önce ya da sonra okuduğumuz ve nasıl bir beklentiyle başladığımıza göre değişiyor. Açıkçası ben hiçbir beklentiye girmeden başladığım bu seriden gayet memnun ayrıldım ve alışılmışın dışında kaleme alındığı için hakikaten daha önce yaşamadığım bir okur deneyimi yaşadım. Peki “alışılmışın dışında” ile ne kast ediyorum?

 

       Kitap seri adında da belirtildiği gibi bir dosyalar bütünü. Ne bir anlatıcı ne de bir karakter gözünden yazılmamış. Üç kitap da askeri yazışmalar, saldırı planları, mailler, günlük kayıtları ya da bir analist tarafından çözümlenmiş video dosyaları derlemelerinden oluşuyor. Anlatıma farklı bir tat katan ve takip etmenin ilk birkaç sayfadan sonra keyifli bir hale büründüğü bu özgün yazıma daha önce denk gelmemiştim ve kitaba büyük bir heyecan kattığını söyleyebilirim.

 

       Obsidio’nun başarılı bir seri sonu olduğunu düşünüyorum. Havada kalan hiçbir konu bırakılmamış ve seri boyunca tanık olduğumuz her karaktere dair bir son tasarlanmış. Kısa da olsa her bir karaktere değinilmesi ve ilk kitapta yer alan minik bir detayın bile atlanmamış olması, tamamlanmış sonları seven bir okur olarak beni fazlasıyla memnun etti. Kitabın konusuna geçmeden önce Illuminae Dosyaları Serisi’nin konu, karakter bağımlı bir seri olduğunu ve kitap sıralaması takip ederek okunması gerektiğini hatırlatmak isterim. Seriyi Illuminae, Gemina ve Obsidio sıralaması ile okumalısınız. Bazı diğer seriler gibi sıralama gözetmeksizin okursanız muhtemelen kitaplardan keyif almazsınız.

 

       Gelelim Obsidio’ya. Bu cümleden sonraki kısımlar Illuminae ve Gemina kitaplarına dair spoiler/sürpriz bozan bilgiler içerir. Sürpriz bozan bilgilere maruz kalmak istemeyen okurlar diğer kitap yorumlarımı inceleyebilir.

 

Seni bu şekilde bulacağımı tahmin etmezdim Kerenza IV!

 

       Öncelikle şunu belirtmeliyim ki “Bunu hiç beklemiyordum!” diye diye okudum Obsidio’nun ilk sayfalarını. Kady ve Ezra’nın kaçıp giderken ateş topuna dönmüş şekilde bıraktıkları Kerenza’ya yani hikayenin başladığı yere geri dönüyoruz. BeiTech’in saldırıları sonucu kaçanın kurtulduğu (eh bu konu kabul etmek gerekirse tartışmaya açık) kalanın yokluk, zulüm ve açlığa varan zor şartlarla hayatına devam ettiği Kerenza hiç de eski günlerindeki gibi değil.

 

       Yasa dışı maden çalışmaları yapıldığı için BeiTech saldırı filoları tarafından saldırıya uğrayan ve gezegenin geri kalanında sır gibi saklanmaya çalışılan Kerenza halkının hali Heimdall İstasyonu ve Kerenza’dan kaçan mürettebattan daha beter bir halde. Saldırıyı gerçekleştiren filonun BeiTech’in güvenli limanına varması için Kerenza halkının soluksuz bir şekilde madende çalışıp gerekli yakıtı çıkartması gerekiyor. BeiTech’in tarumar ettiği hayatlara muhtaç kalması ne kadar da ironik değil mi?

 

       Obsidio’da serinin diğer kitaplarının aksine empati yapabileceğiniz pek çok karakter karşınıza çıkıyor. Daha önce hep iyinin, mazlumun ya da saldırıya uğrayanın yanında yer almıştık fakat bu kitapta BeiTech mühendislerinin gözünden de hikayeye bakma şansı buluyoruz. Saldıran kişinin de bir kurban olabileceği ışığı yanıyor ufukta ve hayatta kalanların mücadelesi daha farklı bir hal alıyor. Illuminae’den beri okurun hissettiği adalet ihtiyacı Obsidio’da zirve yapıyor.

 

       Beklenmedik kavuşmalar, saldırılar, platonik aşk sayılabilecek tuhaf bir koruma iç güdüsü ile hesaplamalar yapmaya başlayan AIDAN düşünülünce insan ilişkileri daha kuvvetli bir son karşımıza çıkıyor. Bu kez Kerenza halkından geride kalan ve Kady’nin kuzeni olan Asha Grant ve eski sevgilisi Rhys Lindstrom’un öncülüğünde bir maceraya tanıklık ediyoruz.

 

       Illuminae ve Gemina’ya benzer unsurlar taşısa da konu bakımından daha heyecanlı ve son kitap olduğu için bütün hikayeyi kucaklayan bir hikayeydi diyebilirim. Her kitapta alışık olduğumuz biyolojik savaş unsurları, hayatta kalma mücadelesi, arka planda yaşanan aşk hesaplaşmaları göz önünde bulundurulunca Obsidio’nun seriye dair her şeyi içeren ama çok daha fazlasını barındıran bir yanı olduğunu söyleyebilirim.

 

       Sonlara yaklaşırken “Seri bittiği için üzüleceğim.” diye düşünmeye başlasam da tatmin edici sonu ile yüzümde koca bir gülümseme ile Illuminae Dosyaları’nın kapağını kapattım.

       Illuminae Dosyaları Serisi; sayfa sayısı bakımından pek çok okurun gözüne korkutucu gelse de kısa sürede okunan, akılda kalıcı karakterleri ve tüm kaosun ortasında dile gelen eğlenceli diyalogları ile sevdiğim serilerden biri olarak kitaplığımda ve hafızamda yerini aldı. Okuduğum ilk Amie Kaufman ve Jay Kristoff kitabı olmasına rağmen beni şimdiden yazarlara hayran bırakan serinin çeviri bakımından da mükemmel bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Bir okurları olarak Pegasus Yayınları ve kitabın çevirisi ile titizlikle ilgilenen Sevinç Seyla Tezcan’a teşekkür ediyorum.

 

 

Gemina – Amie Kaufman & Jay Kristoff (Illuminae Dosyaları #2) kitap yorumum için tıklayınız.

 

Illuminae – Amie Kaufman & Jay Kristoff (Illuminae Dosyaları #1) kitap yorumum için tıklayınız.

 

kitap mimarı kitap yorumu illuminae dosyaları serisi illuminae the illuminae files obsidio kitap konusu obsidio kitap özeti pegasus yayınları bilim kurgu amie kaufman ılluminae kitap serisi kitap blogu gemina obsidio gemina kitap yorumu obsidio kitap yorumu
Hannibal Doğuyor - Thomas Harris (Hannibal Lecter #4)

Hannibal Doğuyor - Thomas Harris (Hannibal Lecter #4)

4 kitaplık Hannibal Lecter Serisi’nin temposu en düşük kitaplarından biri olmasına rağmen,
Herkes Güzel ve Etkili Konuşabilir – Tuğba Dalkılıç

Herkes Güzel ve Etkili Konuşabilir – Tuğba Dalkılıç

İş yaşamı ve kişisel gelişim kitapları denince akla gelen en kıymetli yayınevi Elma Yayınevi’nin
Cennetin Çocukları – Joey Graceffa

Cennetin Çocukları – Joey Graceffa

Cennetin Çocukları kapak tasarımıyla dikkatimi çekip tanıtım yazısını bile incelemeden
Beş Küçük Domuz – Agatha Christie

Beş Küçük Domuz – Agatha Christie

Bu küçük domuz pazara gitti. Bu küçük domuz evde kaldı. Bu

Ayın Yazarı

Agatha Christie

Agatha Christie