Kitap Mimarı Logo
26 Temmuz 2021

Dünya Sineğe Baktı – Cahit Kaya

Dünya Sineğe Baktı – Cahit Kaya

 

Dünya Sineğe Baktı ile yolum, öykü zevkimi bilen bir okur önerisiyle kesişti.

       Öykü en sevdiğim türlerden olmasına rağmen, beğeneceğim öykü kitaplarını bulmakta epey zorlanıyorum. Özellikle son yıllarda, geniş kitlelerce övgüyle bahsedilen çoğu öykü kitabı bana hitap etmiyor. Ağır ağdalı ve anlaşılmaz bir dille yazılmış, duygusal betimlemeler dolu öyküleri ne yalan söyleyeyim sevmiyorum. Öyküde aradığım şey yalın bir dil, okuru yormayan ama çarpıcılığıyla yerden yere vurabilen bir anlatım gücü ve bir kez okusam bile yıllarca hafızamda yer edebilecek özgün konu seçimi.
       Haliyle konu öykü kitapları olunca, özellikle yeni öykü yazarları arasından beğendiğim bir kalem bulmak pek de kolay olmuyor benim için. Bu yüzden beğendiğim bir öykü kitabıyla yolum kesişince yaşadığım mutluluğu kelimelere dökmekte zorlanıyorum. Sanki ne dersem diyeyim kitabı anlatmaya gücüm yetmeyecekmiş gibi hissettiren o güzel kitaplardan biriydi Dünya Sineğe Baktı.

 

 

       Dünya Sineğe Baktı, Cahit Kaya’nın ilk kitabı fakat çoğu okur yazarın adını kitap kapaklarında uzunca bir süredir görmeye alışık. Amerikan Kültürü ve Edebiyatı mezunu Cahit Kaya çevirmen.
2014 – 2019 yılları arasında yazılan 13 öyküden oluşan Dünya Sineğe Baktı’da yer alan Cadı öyküsü ise geçmiş yıllarda bir sezon boyunca Ankara’da yer alan 1112 Tiyatro Garaj tarafından sahnelenmiş ve öykü okurunu bulmadan önce seyirci ile buluşmuş.

 

 

       Kitaplardan bahsedilirken, sıkça kullanılan ‘okuru alıp götüren’ tabiri bu kitap için biraz hafif kalabilir. Dünya Sineğe Baktı okuru adeta ‘koltuğa çiviliyor’ ve akla pek çok haber manşetini getiriyor. Açıkçası bazı öyküleri okurken ‘buna benzer korkunç olayları çok kısa süre önce haberlerde görmüştüm’ diye düşündüğümü söyleyebilirim. Özellikle, hava durumu gibi, bültenlerde güncellenen sayılarla yer almaya başlayan tecavüz vahşetini; Cahit Kaya o kadar sakin bir anlatımla okura sunmuş ki, biri yanınıza usulca yaklaşıp sizi aniden tokatlamış gibi hissediyorsunuz bazı öyküleri bitirdiğinizde.

 

 

       İki kitaptan oluşan Dünya Sineğe Baktı’nın, Canavarlar Ülkesi bölümü; Cadı, Masumiyet Vakfı Çocukları, Taziye Evi, Karanlık Ayetler, Ağaçsın Sen, Ayşe Teyze ve Zombiler, Dişe Diş, Feriha’nın Bebekleri öykülerinden oluşuyor. Canavarlar Ülkesi; öyküden öyküye atlayan karakterler, absürd olay örgüleri, okuması kolay ama hazmetmesi zor konu seçimi ile kendi içinde bir bütün oluşturmuş.
Kitabın ikinci bölümünde; Çeri Domateslerin ve Kaktüslerin Masalı, -Slm, br khve İçlm mi?, Kendi Dışına Çıkan Adamın Üç Dünyası, Vantrilok, Bakteriyel Devrim öyküleri yer alıyor. İtiraf etmek gerekirse bu bölüm, büyük bir beğeniyle okuduğum ilk bölümü bile gölgede bıraktı.

 

 

       Önerdiğim hiçbir kitap için “Şu öykü şunu anlatıyor, bu öykü bunu anlatıyor, başında sonunda bu bu oluyor…” gibi özet verircesine bir yazı hazırlamıyorum ama böyle bir yazı hazırlamaya çalışsaydım da kitabın son bölümü olan Kanımda Tanrılaşan Mikrop’u anlatırken muhtemelen başarılı olamazdım.

 

 

       Kaktüsleşen sevgililer, telepati yeteneğini geliştirmek için 21 karakterlik mesajlar ile iletişim kuran insanlar, Black Mirror dizisi izliyormuş gibi hissettiren öykü kahramanlarıyla Kanımda Tanrılaşan Mikrop kitabın en beğendiğim bölümüydü. Dünya Sineğe Baktı’da en beğendiğim öykü ise hem ikinci bölümün hem de kitabın sonunda yer alan Bakteriyel Devrim öyküsüydü. Bu öykünün, okuyan her okurca farklı bir anlam ifade edebilecek özgünlükte olduğunu düşünüyorum. Nasıl bir ruh haliyle okuduğunuz, nasıl yollardan geçip okuduğunuz ya da dışarının içinizde yarattığı çaresizlik hissini ne derece duyumsamış olduğunuz gibi etkenler, muhtemelen öyküye bakış açınızı değiştirecektir. Benzer bir duyguyu kısa zaman önce okuduğum “başka” bir öyküde daha hissetmiştim. En başta belirttiğim gibi çok denk gelemesem de böylesi yalın bir dil ile yazılmış derin öykülerin müptelasıyım.

       

       İtiraf etmek gerekirse, Dünya Sineğe Baktı’nın İçindekiler bölümünü incelerken, nispeten az sayıdaki öyküden oluşan kitabın, iki ayrı kitap olarak sunulmasına anlam verememiştim. Kitabı okuduktan sonra fark ettim ki hakikaten ortada iki farklı kitap var. Kitap geneli göze çarpan dönüşümler ve karakterleri bu dönüşüme zorlayan olaylar özelden genele açılan bir perspektifte ele alınırken, anlatımdaki sakin çarpıcılık her öyküde eşit düzeyde yer alıyor. Bazı öyküler hazmetmesi zor konuları içerdiği için kimi zaman ara verme ihtiyacı hissedip, düşüne düşüne okusam da kısa sürede okuduğum ve kimi öyküleri yeniden okumayı planladığım kitaplardan biri oldu Dünya Sineğe Baktı.

 

 

       Kitaba dair yorumlarımı tamamlamışken baskı kalitesine dair bir detaya değinmeden geçemeyeceğim.

       Daha önce Dorlion Yayınları’ndan, Anıl Alacaoğlu imzalı Başka Yasalar kitabını okumuştum ve o kitapta gözüme çarpan bu durumu, farklı bir kitapla karşılaştırmadan dile getirmek istememiştim. Kitap sayfaları ince olduğu için arka sayfadaki harfler özellikle boşluk olan satırlarda fark ediliyor. Bu durum kitabın okunurluğuna etki etmiyor çünkü dizgide ön ve arka sayfadaki satırlar aynı hizada tutulmamış. Özellikle sosyal medyada bazı kullanıcıların, sayfalardaki boşluklarda daha çok fark edilen bu durumu dile getirip “bir daha asla Dorlion’dan kitap almam” söylemlerini görüp kitaplardan vazgeçmemeniz için durumu aktarmak istedim. Evet baskı kalitesi görece düşük ama kitabın okunurluğu ile alakalı en ufak bir sorun yaşamıyorsunuz. Yayınevinin uygun fiyat politikasını da göz önünde bulundurarak (bunun yanı sıra astronomik etiket fiyatıyla yazım yanlışından okunmaz haldeki diğer bazı kitapları da düşünerek) konuya en azından ılımlı yaklaşmanızı ve sırf baskıya dair yorumlar yüzünden güzel kitaplara önyargı beslememenizi öneriyorum.

kitap mimarı kitap yorumu dünya sineğe baktı cahit kaya dorlion yayınevi dünya sineğe baktı kitap yorumu dünya sineğe baktı kitap konusu öykü kitabı cahit kaya kitapları edebiyat
26. Seviye Karanlık Başlangıç

26. Seviye Karanlık Başlangıç

     Sürükleyici olmasına rağmen okurken sık sık ara verip bitmesini hiç
Dokuza Kadar On – Özdemir Asaf

Dokuza Kadar On – Özdemir Asaf

Şiire susadığım zamanlar haricinde uzunca bir dönem şiir kitabı okumadığımı fark ettiğimden
Ötekiler – Emre Timur

Ötekiler – Emre Timur

Son günlerde mesleği mimarlık olan yazarların kitaplarına sıkça denk gelmeye başladım.
Yasaklı – Ted Dekker & Tosca Lee

Yasaklı – Ted Dekker & Tosca Lee

Ted Dekker ve Tosca Lee'nin ortaklaşa kaleme aldığı,Faniler Kitabı Üçlemesi ilgi çekici konusu

Ayın Yazarı

Agatha Christie

Agatha Christie